Tarayıcınızda JavaScript özelliği kapalıdır!

TÜMÜ 1965 SEÇİMLERİ 1965 YILI KOŞULLARI 1971 KAPATMA DAVASI 1977 SEÇİMLERİ AYDINLAR BAHÇELİEVLER KATLİAMI BEHİCE BORAN BÜYÜK EKİM DEVRİMİ ÇALIŞMA EKİPLERİ DEMOKRASİYİ SAVUNMAK, 12 MART DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİ DEMOKRATİKLEŞME DEMOKRATİKLEŞME/ DEMOKRATİKLEŞME İÇİN PLAN ’78-82 EMPERYALİZM, BAĞIMSIZLIK ENTERNASYONALİZM GENÇ ÖNCÜ HER HAL VE ŞARTTA MÜCADELE İŞBİRLİĞİ, GÜÇ BİRLİĞİ, EYLEM BİRLİĞİ, TEK CEPHE KAYIPLARIMIZ/SALDIRILAR KIBRIS SORUNU KONGRELER KURULUŞ/1961 KURULUŞ/1975 KÜRT SORUNU LAİKLİK, DİN, DİYANET MECLİS KONUŞMALARI PARTİ HAKKINDA PROGRAM/TÜZÜK SADUN AREN 100 YAŞINDA SENDİKALAR SOSYALİZM TARİHSEL BİRİKİM, CUMHURİYET TARİHTE VİDEO YEREL YÖNETİMLER YÖNETİM
(belirtilmedikçe belge ve görüntüler TÜSTAV Arşivi'ndendir.)

TİP (1961-1988) ve Kongreler/1
Birinci Kongre, 9-10 Şubat 1964, İzmir


Türkiye İşçi Partisi Birinci Büyük Kongresi, 9 Şubat 1964 Pazar 10.00'da İzmir Fuarı Nikâh Salonu'nda toplandı. Kongreye, 20’ye yakın il örgütünden seçilen 76 delegeden 52’si katıldı. Kongre çalışmalarını 10 Şubat 1964 24.00'da tamamladı.

Kongre Divanı'na kurucu Kemal Nebioğlu (Divan Başkanı), Diyarbakır delegesi Tahsin Ekinci, Malatya delegesi Hayrettin Abacı seçildiler. Delegelerin ve yüzlerce davetlilerin sürekli, coşkun ve ayakta alkışları arasında Genel Başkan Mehmet Ali Aybar, Büyük Kongre’nin açış konuşmasını yaptı. Aybar, "tarihimizde aşağıdan yukarıya kurulan ilk parti, Türkiye İşçi Partisi’nin kongresi yapılıyor. Bu, yoksul halkımızın kurtuluşunu kendi eliyle bulmak bakımından üzerinde önemle durulacak bir olay” olduğunu önemle vurguladı.

Behice Boran, Birinci Kongre'nin en öne çıkan özelliğinin "kuruluşundan bir yıl sonra sosyalistlerin Parti kadrolarında gittikçe artan sayılarda yer alması, 1964 İzmir Kongresi’nde kabul edilen parti programı, bu programın hazırlanışında -ve kabulünden sonra- işçi sınıfının öncülüğü konusunda verilen ideolojik mücadele ve bu mücadeleyi işçi sınıfı öncülüğünü savunanların kazanması" olarak belirtir.

Behice Boran'ın 10.cu Kuruluş Yıldönümünü Mesajı: https://behiceboran.net/_aa/yazilar_pdf/0877.pdf

İşçi sınıfının öncülüğü, emekçilerin iktidarı Program ve Tüzük'te yerini aldı. Tüzük’de “Türkiye İşçi Partisi, Türkiye işçi sınıfının ve onun tarihî ve bilime dayanan demokratik öncülüğü etrafında toplanmış, onunla kader birliğinin bilinç ve mutluluğuna varmış bütün emekçi sınıf ve tabakaların (ırgatların, topraksız ve az topraklı köylülerin, zanaatkârların, küçük esnafın, aylıklı ve ücretlilerin, dar gelirli meslek sahipleri ile ilerici gençliğin ve aydınların) kanun yolundan iktidara yürüyen demokratik, bağımsız, sosyalist örgütü” olarak tanımlandı.

https://turkiyeiscipartisi.org/?SX=_pdf.php&PDF=_dokuman/_tip_tuzuk_1964.pdf

Kongre'nin önemli bir sonucu da Parti'yi 1965 Seçimlerine hazırlayan ve başarıyla çıkmasını sağlayan Genel Yönetim Kurulu'nu seçmiş olmasıdır. GYK, Genel Başkan'ı ve Merkez Yürütme Kurulunu seçti. Mehmet Ali Aybar oy birliğiyle yeniden Genel Başkan seçildi. MYK seçimlerinde işçi kesiminden Rıza Kuas, Kemal Nebioğlu, Doğan Özgüden, Kemal Sülker, Salih Özkarabay, Sina Pamukçu; işçi olmayan kesimden Behice Boran, Cemal Hakkı Selek, İsmet Sungurbey, Nihat Sargın, Şinasi Yeldan, Cenani Güngördü seçildi. Yedekler üyeliklere İbrahim Çetkin, Yücel Kıvılcım, Mecit Çakır ile Adnan Cemgil, Ali Karcı, Moris Gabbay seçildiler. GYK ve diğer kurulların tam listesi için bakınız:

https://turkiyeiscipartisi.org/?SX=_html/_tip_merkez_kurullari.php

Başlangıçtaki büyük heyecana karşın yine de bir yenilik, acemilik hâkimdi. Nihat Sargın, Sadun Aren'den de alıntıyla bu durumu şöyle anlatıyor:

"Diyeceğim, Birinci Kongreye hazırlanırken Genel Merkez’de görevli yönetici arkadaşların bile, henüz bir kongrenin neler gerektireceği konusunda, bu çok basit, işin alfabesi sayılacak konuda dahi henüz yeterli bir alışkanlığa sahip olmadıklarıdır. Aren, kitabının "Parti’nin Gelişmesi” bölümünde örgütlerden bahsederken sayfa altına düştüğü bir notta "... Özellikle Türkiye’nin 1960’lardaki özgün koşullarında, sosyalizme ("sosyalizm ve" olacak herhalde) yasal sosyalist parti bilinci, gençler için olduğu kadar yaşlılar ve "eski tüfekler" için de Parti içinde çalışarak, iş yaparak kazanılacak bir niteliktir… Diğer bir deyişle, bilinçlenme ve partilileşme olgusu, genel başkandan en yeni üyeye kadar herkes için geçerli olan sürekli bir süreçtir. Çeşitli kişiler ve parti örgütleri sadece bu sürecin farklı aşamalarında bulunurlar” diyor ki, benim düşüncem de öyle. O, bu görüşleri esas itibariyle yapay ve gerçek olarak adlandırılan farklı iki örgüt tipi konusuyla ilgili olarak söylemiş; konunun o tarafına, daha sonra bir fırsat düştüğünde, belki ben de ayrıca değinirim; ama burada, bir kongre hazırlığı örneğinden hareketle üzerinde durmak istediğim, Genel Başkanı’ndan sade üyesine, hepimizin esas olarak parti içinde yetiştiğimiz, Parti’nin, istisnasız hepimiz için bir okul olduğudur.”

Nihat Sargın, TİP'li Yıllar (1961 - 1971), Anılar, Belgeler, 2. Basım, Sosyal Tarih Yayınları, 2020. s. 167.[376]

TİP (1961-1988) ve Kongreler/2
İkinci Kongre, 20-23 Kasım 1966, Malatya


Türkiye İşçi Partisi’nin İkinci Büyük Kongre’si Malatya Renkli Sinema’da toplandı. Kongre 59 ilden, 196 seçilmiş delege, kurucular ve GYK üyelerinin katılımıyla gerçekleşti.

Kongre Genel Başkan Mehmet Ali Aybar'ın açış konuşması ile başladı. Kongre Divan Başkanlığına Çetin Altan seçildi.

Kongre, Parti'nin, 1965 seçimlerinde büyük başarı kazandığı, Meclis'te etkin biçimde temsil edildiği, örgüt ve üye sayısını arttırdığı, kamuoyu tarafından dikkatle izlendiği bir ortamda yapıldı. Delegasyonun tartışmalara katılımı yüksek oldu. Çalışma raporu üzerine 69 delege söz aldı. Çok sayıda öneri, Parti hattına ilişkin önemli katkılar ve eleştiriler yapıldı. Delegelerin öneri ve eleştirilerini GYK adına Behice Boran yanıtladı: "Arkadaşlar, bu zor şartlar altında çalışıyor parti. Bu partinin en büyük tarihî önemi, bu partiyi kayalara çarptırmadan, sığlıklara oturtmadan programdaki amacına selametle ulaştırmaktadır. Bütün yapılanları bu amaç bakımından değerlendirmek zorundasınız. Partinin selameti söz konusu olduğu zaman kimsenin gözyaşına bakılmaz. (Alkışlar, bravo sesleri.)

[…]

Bu bizim, hem tarihe karşı parti bakımından vazifemizdir, hem memlekete karşı tarihi vazifemizdir. Çünkü bu memleketin yegâne ümit ışığı, kurtuluş yolunu bu parti temsil etmektedir. (Sürekli alkışlar, bravo sesleri.)

Biz iktidara doğru yürürken dünya sosyalist bilgisine, nazariyesine ve uygulamasına da katkıda bulunmuş olacağız ve o zaman Türkiye’ye dünyada ilk kurtuluş savaşını yapmış bir memleket olmak şerefine dünyada ilk defada demokratik yoldan sosyalizme ulaşmış ve sosyalizm meselesini çözmüş bir ilk az gelişmiş memleket olmak şerefini de katacaktır. Sevgilerimle. (Şiddetli alkışlar, bravo sesleri.)

Behice Boran, Yazılar, Konuşmalar, Söyleşiler, Savunmalar, Cilt 1, Sosyal Tarih Yayınları, 2010. s. 588-612. https://behiceboran.net/_aa/yazilar_pdf/0588.pdf
Kongrede seçilen kurullar için bakınız: https://turkiyeiscipartisi.org/?SX=_html/_tip_merkez_kurullari.php
Kongre Kararları için bakınız: Nihat Sargın, TİP'li Yıllar (1961 - 1971), Anılar, Belgeler, 2. Basım, Sosyal Tarih Yayınları, 2020. s. 939-943.
[377]

TİP (1961-1988) ve Kongreler/3
Birinci Olağanüstü Kongre, 30 Eylül 1966, Ankara


Malatya Kongresi’ne, parti örgütlerinin ve partililerin etkin katılımında kongre öncesi hazırlıkların önemli payı vardır. GYK, katılımı güçlendirmek için önemli adımlar attı. Bunların başında, temsiliyeti yaygınlaştırmak için yapılan tüzük değişikliği gelir.

İkinci Büyük Kongre'ye giderken parti örgütlerinin temsiliyetlerini kısıtlayıcı bir durum olduğu görüldü. Büyük Kongre öncesinde bu durum çözümlenmeliydi. Nihat Sargın durumu şöyle anlatıyor:

"... asıl kongrenin bileşimi derin derin düşündürmekteydi hepimizi. Geçen bölümlerde sözünü ettiğim, SPK uyarınca yapılan değişiklikle -ki 1000 yerine 500 kişiye 1 delege seçilmesi değişikliğinin bile ne kadar tartışma yarattığını daha önce belirtmiştim- bu değişiklikle dahi illerden gelecek delege sayısı, belki İstanbul dışında, 1’i aşmayacak, üstelik de o 1 delegenin gelebilmesi için, mutlaka il örgütünün kurulmuş ve il kongresinin yapılmış olması gerekecekti. Oysa birçok ilde yalnızca ilçe örgütlerimiz vardı, birçoğunda da birden fazla; ama onlar, il örgütü kurulmadığı ve il kongresi yapılmadığı için Büyük Kongre’ye delege gönderemeyeceklerdi. Diğer yandan, yurt ölçüsünde örgütlendiğimizi, Türkiye’nin her yanında örgütlerimizin bulunduğunu iftiharla söylüyorduk; doğruydu da bu. Ama şimdi 5 küsur yıllık ve yurt çapında örgütlenmiş bir partinin büyük kongresinde 25-30’u geçmeyen ilden gelmiş 25-30 seçilmiş delege ve bunların yanında GYK, MHD ve milletvekili olarak 60’a yakın tabiî delege. Nereden bakılırsa bakılsın olacak şey değildi bu.

(...)

Bunun üzerine Aybar, tüzüğün Genel Başkan’a verdiği yetkiyle ve MYK’nın da görüşünü alarak, Büyük Kongre’nin oluşumunu düzenleyen tüzük maddesinin, GYK kararının uygulanmasıyla birlikte uygun bir bileşim olarak tabiî delegelerin ancak üçte birini oluşturacağı ve her kongrede görülen katılamayacak özürlüler sayılmazsa 200 civarında delegeyle Kongrenin toplanmasını sağlayacak biçimde değiştirilmesini öngören gündem maddesiyle ve tabiî eski delegelerle Büyük Kongreyi olağanüstü toplantıya çağırdı."

Nihat Sargın, TİP'li Yıllar (1961 - 1971), Anılar, Belgeler, 2. Basım, Sosyal Tarih Yayınları, 2020. s. 317-318.

Birinci Olağanüstü Kongre'de veya Birinci Kongre delegeleriyle yapılan olağanüstü toplantıda örgütlerin büyük kongre delegeliklerini belirleyen tüzük maddesi değiştirildi: "Kongresini yapan il’e kayıtlı ve kimlik kartını onaylatmış ilk (500)e kadar üye sayısı için (4), sonra gelen her (200)e kadar üye sayısı için de (1)er delege, o il’e kayıtlı üyeler arasından” seçilecek, ancak “ilk (4) delege dışında, üye sayısı ne olursa olsun, bir il’in çıkaracağı delege sayısı o il’in çıkardığı milletvekili sayısını” aşamayacaktı. “İlçe teşkilâtı bulunup da henüz il merkezi açılmamış illerde” de ‘tek ilçe mevcutsa il’i temsilen kendi kongresinde”, “birden fazla ilçe mevcutsa, ilçe kongresinde seçilen il delegeleri Genel Merkez temsilcisinin çağrısı ile aralarında il kongresi mahiyetinde toplanarak yukarda yazılı oranlar içinde Büyük Kongre delegelerini” seçeceklerdi.

Bu değişiklik özellikle Anadolu’daki parti örgütlerinin güçlü katılımlarının önünü açtı. Böylece Anadolu'da zor koşullar altında mücadele eden partililer hem parti politikasına etkin biçimde katılma olanağı buldular hem de sosyalist aydınlarla ortak çalışma ortamında "Parti Okulu"nda pekiştiler.

[378]

TİP (1961-1988) ve Kongreler/4
Üçüncü Büyük Kongre, 9-12 Kasım 1968, Ankara


Türkiye İşçi Partisi’nin 3. Büyük Kongresi, Genel Başkan Mehmet Ali Aybar’ın “bir süreden beri ısrarla yinelediği ‘güleryüzlü, insancıl sosyalizm’ deyiminde somutlaşan görüşü” ile Partide kişisel yönetim eğiliminin arttığı, parti politikalarının organlarca belirlenmesi ve açıklanması gerektiği belirten ve “TİP’in resmi görüşünün İkinci Büyük Kongre kararları arasında tanımlanan sosyalizm görüşünden ibaret olduğunu” söyleyen MYK’nın beş üyesinin (Dr. Nihat Sargın, Minnetullah Haydaroğlu, Sadun Aren, Behice Boran, Şaban Erik) ‘5’li Takrir [Önerge]’ olarak bilinen bildirisinin tartışılması biçiminde gerçekleşti. Bildiride de alıntılanan 2. Büyük Kongre kararında “Gerek politik, gerekse ekonomik bağımsızlığın son tahlilde sosyalizmle gerçekleşeceğine ve Türkiye’de sosyalizmin, genel sosyalist ilke ve gelişme kanunları çerçevesinde memleketimizin tarihsel şartlarına ve millî özelliklerine uygun, millî bağımsızlığına kıskançlıkla bağlı ve aşağıdan yukarı demokratik bir yoldan, yani örgütlenmiş emekçi sınıfların elbirliği, bilinçli, cesur çabasıyla gerçekleşeceğine olan inancını yeniden teyid eder” denilmekteydi.

Kongre’nin delege sayısı, seçilmiş ve doğal delegeler toplamı olarak 304’tü. Kongre sabahı bu 304 delegeden 251’i yoklamada hazır bulunmuştu. Çetin Altan Kongre Divan Başkanlığına seçildi. Kongre, M. Ali Aybar’ın konuşması ile açıldı. Beşli Önerge üyeleri de görüşlerini kongrede açıkladılar.

Önerge sahiplerinin konuşmaları için bakınız: Nihat Sargın, TİP'li Yıllar (1961 - 1971), Anılar, Belgeler, 2. Basım, Sosyal Tarih Yayınları, 2020. s. 565-581.

Behice Boran, Ant Dergisi tarafından özetlenen 11 Kasım günü yaptığı konuşmada, tartışmayı bütün yönleri ile değerlendirdi:

“Bu tartışmalar, eylül sonunda hürriyetçi sosyalizm meselesinden çıktı. Acaba partide hürriyetten yana olmayan kimseler vardı da, onun için mi çıktı bu mesele? Sayın başkanımız, kongreyi açış konuşmasında da belirtti, “sosyalizmin özünde hürriyet vardır” dedi. Aynı kanaate iştirak ediyorum. Onun için, sosyalizmin özünü aça aça, izah ede ede halka anlatmak lazımdır. Ama bilimsel sosyalist isek, bunu bilimsel sosyalizm açısından anlatmamız gerekir. …

Biz, ilk kurulduğumuz günden bu yana daima demokratik sosyalizmi gerçekleştireceğimizi, anayasa çerçevesinde seçim yoluyla iktidara gelip seçimleri kaybedersek iktidardan çekileceğimizi devamlı surette tekrarladık. Hiçbir zaman bizde hürriyetçi olmayan bir sosyalizm anlayışı şu veya bu şeklide ileri sürülmedi. Diğer sosyalist âlemde olan olaylar elbette bizi de ilgilendirir. Olaylar karşısında kendi açımızdan tahlilimizi yaparak, hükmümüzü veririz. Ama mesele orada kalır. …

Bilimsellik meselesi ile sosyalizmin tek veya çeşitli oluşu meselesi birbirine bağlıdır. Sosyalizm tektir. Toplumların gelişmesinde olaylar arasında zorunlu ve genel, evrensel sebep-netice münasebetleri vardır. Bu zorunlu ve evrensel sebep-netice münasebetlerine, ilmi kanunlar denir. “Sosyalizm tektir” diyoruz, yani toplumların kendi tarihlerinden doğma farklarından gelen çeşitlenmeler ne olursa olsun, temelde bütün toplumların gelişimi bir takım zorunlu sebep-netice münasebetlerine dayanır. …

(Ü)st yapı meselesini anlatırken vatandaşa hem kendisini derdinden kurtaracağımızı söyleyeceğiz, hem de bu derdinin nasıl sınıf meselesine bağlandığını, bozuk düzene bağlandığını göstereceğiz. Aradaki bağlantıyı kuracağız. Kitleleri, üst yapı meselelerinden hareket ederek alt yapıya bağlamak suretiyle sınıf bilincine vardıracağız. …

Bir lider ne kadar büyük ve güçlü olursa olsun, kendi görüşlerini doğrudan doğruya kamuoyuna açıklamadan önce yetkili organlara getirip tartışma konusu yapmalıdır. Ancak bu suretle partimiz gerçekten örgütlü şekilde gelişebilir. Aksi takdirde kişisel yönetime yol açılmış olur ve bu da lüzumsuz tartışmalara yol açar. Kanaatimce, yeni dönemde partimizin önemle üzerinde durması lazım gelen, sadece teşkilatımızı genişletmek değil, mevcut teşkilatımızı güçlendirmek, bilinçlendirmek, sosyalist militanlar haline getirmektir.”

https://behiceboran.net/_aa/yazilar_pdf/0685.pdf[379]

TİP (1961-1988) ve Kongreler/5
İkinci Olağanüstü Büyük Kongre, 28-29 Aralık 1968, Ankara


Türkiye İşçi Partisi’nin 3. Büyük Kongre’si, Parti içi sorunları çözmemişti. Yapılan MYK ve GYK toplantıları da sonuç vermemişti. Önce kimi TİP senatör ve milletvekillerinin istemiyle, ardından bir haftada 80’e ulaşan Büyük Kongre delegelerinin imzasıyla, Olağanüstü Büyük Kongre çağrısı yapıldı. İkinci Olağanüstü Büyük Kongre, Üçüncü Büyük Kongre’nin üzerinden iki ay geçmeden Ankara’da toplandı.

Genel Sekreter Kemal Nebioğlu’nun yaptığı yoklama, 307 delegeden 227’sinin hazır bulunduğunu tespit etti. Kongre Başkanlığı’na Rauf Çapan seçildi. Gündemde 3. Büyük Kongre sonrası olayların görüşülmesi, tüzüğün 15. Maddesinin değiştirilmesi ve merkez karar organlarının yeniden seçimi yer alıyordu.

Genel Başkan M. Ali Aybar 3 saati aşan açış konuşmasında “TİP’deki Olayların Gerçek Yüzü” broşüründe yer alan görüşleri eklemeler de yaparak ortaya koydu. Ardından “Tüzük Tadil [Değişiklik] Komisyonu” seçildi. Kongre’de 56 delege söz aldı. Yeniden söz isteyenlerle birlikte sayı 66’ya çıktı. Sadun Aren, Çetin Altan, Behice Boran uzun konuşan konuşmacılar arasındaydı. Behice Boran’ın konuşması için: http://behiceboran.net/_aa/yazilar_pdf/0701.pdf

İkinci Olağanüstü Büyük Kongre, aşağıdaki kararları aldı:

“A) Temel kararlar:

Türkiye İşçi Partisi, sosyalizm yolunda emperyalizme ve onun yerli işbirlikçilerine karşı mücadele eden bütün partili kardeşlerimizi, Parti birlik ve beraberliğini sağlamaya çağırır.

Bu amaçla Partideki son çalkantıları durdurmak, emekçi halkımızın biricik umudu ve Türkiye sosyalist hareketinin tek siyasî örgütü olan partimizin sosyalizm doğrultusunda etkin mücadelesini her alanda sürdürmek için aşağıdaki kararları alır:

1- «Beşli önerge»nin Merkez Yürütme Kurulu’na verildiği 16.10.1968 tarihinden, bu kararın alındığı âna kadar meydana gelen olaylardan dolayı partili hiçbir şahıs ve organ hakkında disiplin kovuşturmasına mahal olmadığına karar verildi.

2- Parti üyelerinin, Parti-içi demokrasinin gereği olarak, parti meselelerini en geniş hürriyet içinde, yetkili parti organlarında tartışmasını zorunlu görür. Ancak, karara bağlanan bir konuda, parti üyelerinin aksi görüşte olsalar bile, karara uygun hareket etme zorunda olduklarını ve bunun dışında davranamayacaklarını belirtir.

3- İl ve ilçe örgütlerinin görüşleri alınarak, parti tüzüğünün yeniden gözden geçirilmesi ve tadil tasarısının Olağanüstü Büyük Kongre’ye sunulmasına;

4- Parti program ve tüzüğünün öngördüğü sosyalizmin temel ilkeleri doğrultusunda, parti programını geliştirmek, boşluklarını doldurmak, dil ve ifade bakımından daha kolaylıkla anlaşılmasını sağlamak için Genel Yönetim Kurulu’nun görevlendirilmesine;

5- Mevcut teşkilâtı bir yandan yeni kuruluşlarla yurt ölçüsünde genişletmeye uğraşırken, diğer yandan teşkilâtta derinlemesine bir çalışmaya öncelik tanınarak parti içi eğitime önem verilmesine;

6- Türkiye İşçi Partisi’nin yandaş kuruluşlarla daha sıkı ilişkiler kurması için Genel Yönetim Kurulu’nda özel bir gündem maddesi ile görüşme açılmasına karar verildi.”

Tüzük değişiklikleri yapılarak, Partinin niteliğinin ve Parti üyesinin görevlerinin netleştirilmesi sağlandı. Yapılan seçimlerde her iki listeden de katılımların olduğu bir GYK oluştu.

Nihat Sargın, TİP'li Yıllar (1961 - 1971), Anılar, Belgeler, 2. Basım, Sosyal Tarih Yayınları, 2020. s. 595-671.[380]

TİP (1961-1988) ve Kongreler/6
Dördüncü Büyük Kongre, 29-31 Ekim 1970, Ankara


Türkiye İşçi Partisi tarihindeki önemli kilometre taşlarından birisi de 4. Büyük Kongresi’dir. Son kongrenin ardından M. Ali Aybar genel başkanlıktan istifa etmiş, kısa süreli Mehmet Ali Aslan’ın genel başkanlığından sonra Şaban Yıldız ile kongreye gelinmişti. “Yapılan yoklamada 60 ili temsil edecek 341 delegeden 206’sının hazır bulunduğu anlaşıldı. Kongre açıldı.” Kongre Başkanlığına Cemal Kıral, başkan vekilliklerine Zeki Kılıç ve Metin Gür, sekreterliklere de Sadık Arıkan, Yakup Sönmez, İhsan Över ve Asuman Erdost seçildi.

GYK’nın 62 sayfa uzunluğundaki kapsamlı raporu okundu. Yapılan tartışmalar ve onlara verilen yanıtlar sonrasında karar tasarılarının görüşülmesine geçildi. Kararların önemli bir kesimi oybirliği ile kalanı büyük çoğunluğun oyunu alarak kabul edildi. 8 madde olarak alınan kararların bazıları aşağıda yer almaktadır.

Türkiye İşçi Partisi 4.cü Büyük Kongresi;

“Hâkim üretim ilişkilerinin kapitalist üretim ilişkileri olduğunu ve feodal üretim ilişkilerinin ülke çapında büyük ölçüde tasfiyeye uğrayarak ancak belirli bölgelerde kalıntı halinde ve her geçen gün kapitalist üretim ilişkilerine dönüşerek devam ettiğini (1 Nolu karardan),

Millî demokratik devrim önerisinin ve hareketinin Türkiye’de kapitalizme ve burjuvaziye karşı mücadeleyi reddedip veya erteleyip devrimci sınıflar mücadelesinin hedefi olarak feodalizmi ve feodal toprak ağalarını göstermekle devrimci hareketi gerçek hedefinden saptırdığı, sınıf mücadelesini antikapitalist özünden boşalttığı ve böylece burjuvaziye taviz verdiği,

…Türkiye için millî demokratik devrim aşamasını savunmanın Türkiye İşçi Partisi üyeliği ile asla bağdaşmadığını beyan eder” (2 Nolu karardan),

Türkiye İşçi Partisi’nin, Türkiye işçi sınıfının iktidara yürüyen bağımsız siyasî örgütü olduğunu (3 Nolu karardan),

Her üyenin mutlaka bir çalışma ekibinde görevlendirilmesini, görev almamış, sadece defterde kayıtlı üye bırakılmamasını (4 Nolu karardan),

Her üyenin gelirinin en az yüzde birini Parti’ye vermesini, taahhüt edilen Parti ödeneklerinin mutlak surette ve muntazam olarak toplanmasını (5 Nolu karardan),

Türkiye’nin Doğu’sunda Kürt halkının yaşamakta olduğunu,

Kürt halkının anayasal vatandaşlık haklarını kullanmak ve diğer tüm demokratik özlem ve isteklerini gerçekleştirmek yolundaki mücadelesinin, bütün antidemokratik, faşist, baskıcı, şoven-milliyetçi akımların amansız düşmanı olan partimiz tarafından desteklenmesinin olağan ve zorunlu bir görev olduğunu,

Kürt halkının gelişen demokratik özlem ve isteklerini ifade ve gerçekleştirme mücadelesi ile, işçi sınıfının ve onun öncü örgütü partimizin öncülüğünde yürütülen sosyalist devrim mücadelesini tek bir devrimci dalga halinde bütünleştirmek için, Kürt ve Türk sosyalistlerinin Parti içinde omuz omuza çalışmaları gerektiğini (6 Nolu karardan),

Son yıllarda gençlik hareketlerinin... ilerici, antiemperyalist bir hareketi oluşturduğunu ve bir kısım demokratik özlem ve istekleri dile getirdiğini kaydederek,

Partimizin bu gençlik hareketlerini, bu niteliği ile her zaman desteklediğini ve destekleyeceğini ve iktidarın gençlik üzerindeki bütün baskılarına ve yürütmek istediği oyunlara karşı çıktığını ve çıkacağını (7 Nolu karardan),

İşçi sınıfımızın bu anayasal haklarını savunmada vereceği mücadelede, partimizin işçi sınıfının öncü örgütü olarak, bundan önce olduğu gibi bundan sonra da yer almasının doğal ve zorunlu olduğunu belirtir” (8 Nolu karardan).

Konuşmalar ve kararlar için bakınız: Nihat Sargın, TİP'li Yıllar (1961 - 1971), Anılar, Belgeler, 2. Basım, Sosyal Tarih Yayınları, 2020. s. 779-801, 1090-1096.

Behice Boran Kongreyi, 10 Kasım 1970 tarihinde Genel Başkan olarak örgüte gönderdiği ilk mesajında değerlendirmiştir:

“Dördüncü Büyük Kongremiz Partimizin gelişiminde bir dönüm noktasını belgelemiştir. Dördüncü Büyük Kongre, 10 yıllık Parti hareketinde gerçekten sosyalist bir birikimin meydana gelmiş ve bu birikimin Partimizi her türlü sapmalara ve saptırma çabalarına karşı koruyacak güçte olduğunu göstermiştir.”

Behice Boran, Yazılar, Konuşmalar, Söyleşiler, Savunmalar, Cilt 2, Sosyal Tarih Yayınları, 2010. s. 850-852.
https://behiceboran.net/_aa/yazilar_pdf/0850.pdf
[381]

TİP (1961-1988) ve Kongreler/7
Yeniden Kuruluş Toplantısı, 1 Mayıs 1975, İstanbul


1961-1971 dönemi Parti çalışmaları nedeniyle yargılanan ve cezalara çarptırılan TİP yöneticileri 1974 affıyla özgür kaldılar. 1 Mayıs 1975'de Türkiye İşçi Partisi Behice Boran'ın öncülüğünde yasal olarak, 4. Kongre'nin politik ve örgütsel yönelimleri doğrultusunda yeniden kurdular. Partinin yeniden kuruluşuna eski yöneticilerin büyük bir kısmı katıldı. Son Merkez Yürütme Kurulu'nun 13 üyesinin sekizi, doğrudan kurucu olurken, Genel Yönetim Kurulu'nun da büyük bir kısmı kurucular arasında yer aldı. Merkez Yürütme Kurulu üyelerinden birisi ise kurucu olmadı ancak partinin devamlı destekçilerinden birisi olarak kaldı.

1975 Kuruluş Toplantısı özü itibarıyla kongre özelliğindedir. Partinin son kongresindeki birikimi büyük ölçüde temsil eder. Bir kongrenin gibi temel belgeleri, programı, tüzüğü tartışmış ve karara bağladı. Parti'nin Merkez Yönetim Kurulu'nu, Merkez Disiplin Kurulu'nu seçti. 1977'deki 1. (6.) Kongre'ye kadar Partinin en üst organı olan kongre olma görevine devam etti.

Kurucular Kurulu ve seçilen organların tam listesi için bakınız:

https://turkiyeiscipartisi.org/index.php?SX=_html/_tip_merkez_kurullari.php

https://turkiyeiscipartisi.org/_goruntu/tip_kurucu_1975.jpg>https://turkiyeiscipartisi.org/_goruntu/tip_kurucu_1975.jpg

Yasal yeniden kuruluşu Behice Boran anlatıyor: "Türkiye İşçi Partisi'nin kuruluşu ile 1 Mayıs Bayramı işçi sınıfımıza ve tüm emekçi halkımıza kutlu olsun. Tüzel kişiler olarak partilerin yaşamı sona erebilir; ama gerçek toplumsal güçlere dayanmışlarsa, dayandıkları güçlerin hareketi sürer gider. İşçi sınıfımızın hareketi 1971'den bu yana tüm ters koşullara karşın daha da güçlenerek gelişimini sürdürmüştür. ...

Fabrika işçisi, sendika yöneticisi ve muhtelif mesleklerdeki emekçilerden oluşan 50 kurucusu ile bugün kurulmuş bulunan Türkiye İşçi Partisi, işçi sınıfı hareketinin 1975'de eriştiği aşamanın yasal örgütsel düzeyde ifadesidir. Parti, kuruluşundaki gücünü bu toplumsal kaynaktan almıştır ve bundan böyle de gittikçe büyüyen boyutlarda almaya devam edecektir; "Bağımsızlık, Demokrasi ve Sosyalizm" mücadelesini, işçi ve müttefiki emekçi kitlelerin partisi olmanın bilinci ve sorumluluğu içinde yurdumuzun ekonomik ve kültürel kalkınması, en ileri toplumlar düzeyine erişmesi yararına yürütmeyi amaç ve görev bilecektir.

Yurtta bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm için dünyada işçi sınıfının ve halkların kurtuluşu için yolumuz açık olsun..."

https://turkiyeiscipartisi.org/?SX=_pdf.php&PDF=_dokuman/_tip_yolumuz_acik_olsun.pdf Sayfa 7-8.
Behice Boran, Yazılar, Konuşmalar, Söyleşiler, Savunmalar, Cilt 2, Sosyal Tarih Yayınları, 2010. s. 1341.
https://behiceboran.net/_aa/yazilar_pdf/1341.pdf
[382]

TİP (1961-1988) ve Kongreler/8
1. (6.) Büyük Kongre, 26-28 Şubat 1977, İstanbul


1977'de yapılan 1. (6.) Büyük Kongre, 126 delegenin neredeyse tamamının katılımıyla, 9 eksikle toplandı. Nihat Sargın'ın sözleriyle "Parti dışından izleyicilerin hayranlıklarına yol açan örnek görev ve disiplin anlayışı, kongre salonunu doldurup taşıran üye ve izleyici kitlesini saran bilinçli coşku havasıyla birlikte daha kongre açılmadan salona egemen" olduğu bir ortamda yapıldı. Türkiye İşçi Partisi'nin yeniden yasal kuruluş sonrasında önemli bir mesafe katettiği, politik birliğini ve örgütsel yapısını güçlendirdiği görülüyordu.

Kongre'nin en önemli kararı "Bütün Demokratik Güçlerin En Geniş Birlik ve Dayanışma İçinde Mücadelesi"dir. TİP, ülkenin demokratikleşmesi ve faşizmin geriletilmesi için Cumhuriyet Halk Partisi ile bir güç birliği kurulmasını önerme kararı aldı. Bu girişim CHP'nin olumsuz yanıtı ile mesafe alamadı. Ancak sonucu 12 Eylül Askeri Faşist Darbesi ile biten 1974-1980 süreci değerlendirildiğinde, "nasıl engel olunabilirdi" sorusu bakımından önem taşır.

TCK'nın 141.-142. Maddelerinin kalkması, Türkiye Komünist Partisi'nin yasallaşması talebi de karar altına alındı. Yasal bir parti kongresinde bu açıklıkta atılan ilk adımlardandır.

Diğer önemli bir karar da gençliğin "yığınsal ve etkin demokratik örgütlenmelere dönük olarak geliştirme yolunda Partilileri görev"lendirmesidir. Bu karar gençlik örgütü, Genç Öncü'nün kurulması ile sonuçlandı. Sosyalist gençler, 1988'deki birleşmeye kadar, faşizm koşullarındaki yasadışı çalışma yılları boyunca Partilerinin yanında mücadele ettiler.

Kongre, demokratikleşme ve politik özgürlükler, dış politika konularını ve bu konularda partinin özgün görevlerini saptayan çok sayıda karar aldı.

Karaların tamamı için bakınız Çark Başak Dergisi Kongre sayısı:
https://turkiyeiscipartisi.org/?SX=_pdf.php&PDF=_yayin/cark_basak/cb_01_26_27.pdf
Kongre'ye sunulan Merkez Yönetim Kurulu Raporu, Genel Başkan Behice Boran'ın açık konuşması ve delege konuşmaları için bakınız Kongre Tutanağı: https://turkiyeiscipartisi.org/?SX=_pdf.php&PDF=_dokuman/_tip_1_buyuk_kongre_tutanagi.pdf
[383]

TİP (1961-1988) ve Kongreler/9
2. (7.) Büyük Kongre, 24-26 Şubat 1979, İstanbul


2. (7.) Büyük Kongre’nin en öne çıkan sonucu Parti’nin “Her Hal ve Şartta Görev Başında” olacağı kararıdır. Bu karar, bir yandan Parti’nin demokratik yasallığın ortadan kalktığı diktatörlük döneminde örgütlü biçimde çalışmasını sürdürme kararlığını ilan ediyor diğer yandan örgütsel varlığını devam ettirecek adımların dayanağını oluşturuyordu. Parti, bu karara dayanarak 12 Eylül Askeri Faşist Darbesi’nin hemen sonrasında yeniden örgütlendi.

Büyük Kongre yaklaşan faşizm tehlikesine karşı demokratik güçbirliği konusu ele aldı ve kararlar aldı. Genel siyasal durumu tartışarak toplumun her alanında demokratikleşme için, devrimci sendikal hareketin yaşadığı sorunların çözümü için kararlar aldı. Demokratikleşme ve sosyalizm mücadelesinde yeni mevziler kazanmak için, "daha güçlü örgüt, daha etkin eylem” için partinin üye sayısının arttırılması ve kitleselleşmesi gerektiğini karar altına aldı.

Türkiye İşçi Partisi'nin Kongre Kararları Broşürü (https://turkiyeiscipartisi.org/?SX=_pdf.php&PDF=_dokuman/_tip_2_kongre_kararlari.pdf) Kongre dönemindeki Parti'nin durumunu ve kongreyi şöyle anlatıyor:

"Türkiye işçi Partisi 2. Büyük Kongresi 24-25-26 Şubat 1979 günleri İstanbul Spor ve Sergi Sarayı’nda yapıldı.

Türkiye İşçi Partisi 2. Büyük Kongre’ye 53 il çevresinde örgütlenmiş olarak ulaştı. 53 il çevresinden 26’sında bütün ilçelerde parti örgütleri kurulmuştu. Üye sayısı hızla artarak 1. Büyük Kongre’deki sayının 3 katını aşmıştı. 2. Büyük Kongre sırasında Parti üye ve aday üyelerinin yüzde 51,2’sı işçi, yüzde 10,2’si köylü, yüzde 10,9’u esnaf ve zanaatkâr, yüzde 13,3’ü öğrenci, yüzde 7,7’si teknik eleman, yüzde 6,7’si ise diğer meslek gruplarından idi.

2. Büyük Kongre, Türkiye İşçi Partisi’nin ideolojik ve politik gelişkinliğinin de bir ifadesi oldu. Merkez Yönetim Kurulu’nun Kongre’ye sunduğu rapor, rapor üzerine yapılan görüşmeler, Kongre Kararları, bu durumun somut kanıtlarıydı.

Türkiye İşçi Partisi 2. Büyük Kongre Kararları Kongre'de oybirliği ile kabul edildi. Kararlar bütün Parti örgütlerinin ve üyelerinin ortak katılımı ve katkıları ile oluştu. Merkez Yönetim Kurulu Kongre’den üç ay önce hazırladığı taslağı bütün örgütlere bildirdi. İletilen metin, çalışma ekiplerinden başlamak üzere ilçe ve il yönetim kurullarında görüşülerek tartışıldı. Ortaya çıkan görüşler ve ek öneriler İl Yönetim Kurulları raporu olarak Genel Merkez’e ulaştırıldı. Merkez Yönetim Kurulu’nca 2. Büyük Kongre’ye sunulan karar tasarıları yerel örgütlerden gelen görüş ve ek önerileri de inceleyerek hazırlandı. 2. Büyük Kongre Kararları’nın oluşumunun izlediği bu süreç demokratik merkeziyetçi ilkelerin Parti içinde yaşayan canlı ilkeler olduğunun da bir göstergesi oldu.

Bu broşürde Türkiye İşçi Partisi 2. Büyük Kongresinde oybirliği ile kabul edilen Kararlar yer almaktadır."

Çark Başak Dergisinin kongre sayısı için:
https://turkiyeiscipartisi.org/?SX=_pdf.php&PDF=_yayin/cark_basak/cb_04_57_58.pdf
Yürüyüş Dergisinin kongre sayısı için:
https://turkiyeiscipartisi.org/?SX=_pdf.php&PDF=_yayin/yuruyus/yu_203_1979_02.pdf
Kongre Kararları:
https://turkiyeiscipartisi.org/?SX=_pdf.php&PDF=_dokuman/_tip_2_kongre_kararlari.pdf
[384]

TİP (1961-1988) ve Kongreler/10
8. Büyük Kongre: BİRLİK KONGRESİ, Mayıs 1988, Moskova


Türkiye İşçi Partisi 8. Büyük Kongre'si, Moskova'da toplandı. Büyük Kongre delegeleri, ülkeden ve yurtdışından değişik yollarla Moskova'da biraraya geldiler.

Kongre delegeleri arasında ilk defa, 1964'den başlayarak bütün kongrelere katılan Behice Boran ve Nihat Sargın yoktu. Behice Boran, iki partinin birleşme kararı aldığı açıklamasının kesinliğini vurgulamak için, doktorların uyarısına rağmen hazırlık çalışmalarına ve basın toplantısına katıldı. Hemen sonrasında yaşama gözlerini yumdu.

Nihat Sargın, TİP ve TKP Merkez kurullarının kararlarıyla Türkiye'de sosyalist hareketi dışlayarak kurulmak istenen çok partili yaşama müdahale etmek ve TBKP'ni yasal olarak kurmak amacıyla ülkeye döndü, işkence gördü ve hapsedildi.

8. Büyük Kongre oybirliği ile birleşme kararı aldı. Böylece Kongre, 1980 başında Parti'nin bütününün katıldığı tartışma sonucunda karar altına alınan ve Parti'nin bütününde desteklenen "TEK PARTİ" kararının yaşama geçiriyordu. Türkiye İşçi Partisi, TKP ile farklılığının politik yaklaşımlarındaki farklılıklar kadar tarihsel nedenleri olduğunu da savunuyordu. Sosyalist hareketteki yeni yaklaşımlar, ülkedeki gelişmeler ve partilerin bu unsurları değerlendirmelerinin kuvvetli ortak zeminler oluşturması birliği olanaklı hale getirdi. Ve iki parti aynı günlerde kendi kongrelerini, hemen arkasından ortaklaşa birlik kongresini yaparak Türkiye Birleşik Komünist Partisi'ni oluşturdular.

Türkiye İşçi Partisi, Behice Boran'ın 1977'deki 1. (6.) Büyük Kongrenin açış konuşmasında söylediği gibi “(B)ir ülkenin işçi sınıfının hareketi zaman içinde, kimi koşullarda örgütleniş biçimini, somut örgütlenişini değiştirebilir. … Ama somut örgütlenmedeki değişmeler her ne olursa olsun, işçi sınıfının politik hareketi sürer gider ve gelişir. Aslolan sınıf hareketidir” bilinciyle davranıyordu.

Böylece, 1961'de başlayan, yoğun mücadelelerle ve fedakârlıklarla dolu, bazen demokratik ortamda ama genellikle devletin ve sivil faşist güçlerin baskısı ve şiddetli saldırıları altında mücadele eden ve ağır kayıpla veren, bazen başarılı hamleler yapan, bazen iç sorunlara boğularak tıkanıklıklar yaşayan, ama her zaman işçi sınıfımıza ve emekçi halka layık olma çabasında olan, Türkiye'nin siyasal tarihinde silinmez izler bırakan Türkiye İşçi Partisi, 1988'de sosyalist harekette yeni süreçlere yol açarak tarihe mal oldu.

TÜRKİYE İŞÇİ PARTİSİ'NİN TÜRKİYE KOMÜNİST PARTİSİ İLE BİRLEŞME KARARI

"Türkiye İşçi Partisi Türkiye Komünist Partisi ile Türkiye Birleşik Komünist Partisi adı altında birleştiğini ilan eder!

Her iki partinin genel başkan ve genel sekreterlerinden, temel örgütlerindeki bütün üyelerine kadar, her komünistin sorumlu, bilinçli ve kararlı tutumları sonucunda, eşit haklı iki partinin birlik çabaları başarıyla sonuçlanmıştır.

Türkiye komünist hareketinin tarihinde yepyeni bir sayfa açılıyor. Özgül tarihsel nedenlerle komünist hareketimizde ortaya çıkan ayrılık son bulmuş, TİP ve TKP'nin birleşmesiyle, Marks, Engels ve Lenin'in yüce öğretilerinde ifadesini bulan insanlığın büyük ideallerinin savunucusu tüm komünistlerin birleşmesinin yolu şimdi daha çok aydınlanmıştır.

TİP 8. Kongresi, TBKP'nin komünistlerin birliği sürecini çok daha geniş olarak ve derinlemesine geliştirmekten geri durmayacağına inanıyor. Biz, her devrimcinin, TKP-TİP birliğini, komünistlerin daha geniş birliğine bir katkı olarak karşılayacağına güveniyoruz.

TBKP saflarında onurlu yerlerini alacak olan iki partinin üyeleri, birleşik partinin, Türkiye komünist hareketi tarafından yaratılan tarihsel mirasa sahip çıkacağını ilan ederler. Türkiye komünist hareketinin kuşaklar boyu yarattığı bu miras, yalnız TBKP'ye değil, devrimci idealleri savunan herkese ilham vermektedir.

Komünistler, ülkemiz topraklarında güçlerini birleştirmekle halkımızın ve uluslararası işçi sınıfının önünde kendi sorumluluklarını yerine getirmektedirler.

Komünistler, Türkiye işçi sınıfının bilinçli, fedakâr evlatları olarak, birleşik güçlerini insanlığın nükleer bir felaketten korunması, barışın ve demokrasinin kazanılması uğrundaki mücadelenin hizmetine vereceklerdir. Türkiye'de barış ve demokrasi yanlısı herkes, Kürt ulusu, aydınlar, kadınlar ve gençler, çalışan bütün insanlar, birleşik gücümüzü her zaman yanlarında bulacaklardır.

TİP 8. Kongresi, bütün parti üyelerini, bütün sempatizanlarını, Türkiye Birleşik Komünist Partisi'nin sıralarında ve onun çevresinde güçlerini birleştirmeye 68 yıllık şanlı tarihimiz boyunca onurla taşıdıkları barış, demokrasi, ulusal bağımsızlık ve sosyalizm bayrağını daha da yükseltmeye çağırıyor.

YAŞASIN TÜRKİYE BİRLEŞİK KOMÜNİST PARTİSİ!”


Kongre belgeleri için:
https://turkiyeiscipartisi.org/?SX=_pdf.php&PDF=_dokuman/_tip_8_kongre_TIP_TKP-belgeleri.pdf
[385]

Türkiye İşçi Partisi’nin (1961-1988) 61. Kuruluş Yılına Girerken

Kuruluşunun 60. Yılı nedeniyle, 13 Şubat 2021 - 13 Şubat 2022 tarihleri arasında her gün, Türkiye İşçi Partisi’nin (1961-1988), ideolojik ve politik hattını, bağımsızlık, demokrasi ve sosyalizm doğrultusundaki mücadelesini aktarmak/hatırlatmak için, sosyal medya hesaplarımızdan ve web sitemizden yayın yaptık. Bu son paylaşımımız ile birlikte Türkiye İşçi Partisi 60. Yıl çalışmamızı noktalıyoruz.

Ancak Türkiye İşçi Partisi’nin (1961-1988) anısını ve mücadelesini canlı tutmak için çalışmalarımız devam edecek. 27 yıllık mücadelemize emek veren tüm Partilileri, gençlik örgütlerimizin üyelerini ve Parti dostlarımızı kutluyoruz.

Faşist kurşunlarla yitirdiğimiz yoldaşlarımız onurumuzdur.

Yitirdiklerimizi saygı ve sevgi ile anıyoruz.

Hiçbiri unutulmadı, unutulmayacak!

[386]